13 Mart 2012 Salı

SORULAR DAHA ÇOK SORULARI DOĞURUYOR.

Ne olacak bu evrenin hali?


Geçmişten bugüne kadar bir çok düşünür, bir çok bilim adamı hep aynı soruyu sordu: "Ben kimim? Ben neden buradayım? Burası nasıl varoldu ve varolmaya devam ediyor? " Geçmişle günümüzü kıyaslarsak bu soruya hala net veya tek bir cevap verilebilmiş değildir. Bilimadamları hala araştırmakta ve kapsamlı düşünmeyi alışkanlık haline getirmiş pek çok kişi hala merak etmektedir. Ancak bilim insanlarının elindeki veriler bir sonraki teoriye veya ondan sonraki teorilere ışık tutmaya devam ediyor. Belki insanlık olarak daha yüksek bir teknolojiye geçiş yaptık, daha iyi telefonlar, televizyonlar, iletişim araçları yapabildik ve hatta kimbilir belki gelecekte telefonların yerini başka bir teknoloji alacak veya bugün kullandığımız internet bile eski moda birşeye dönüşecek. Teknoloji gelişmeye devam etse de, sorulardan daha çok sorular açığa çıkıyor. Mesela; Evrenin sonuna kadar olan uzaklığa gidecek teknolojisi olmayan insanlığın ortak merak noktası: Evrenin dışında ne var veya milyonlarca galaksiyi barındıran evrenimiz acaba neyin içerisinde? Hala düşünmeye ve araştırmaya devam eden insanlık, varoluşun gizemlerine dair tüm olası cevaplara açıktır.

Meryem Ebru Sezen

2 Şubat 2012 Perşembe

Havva'nın Yedi Kızı


Oxford Üniversitesi genetik profesörü Bryan Sykes, 1991 yılında Alplerde keşfedilen Buz Adam Ötzi'nin, şu anda İngiltere'nin güneyinde yaşamakta olan kızıl saçlı Marie'yle akraba olduğunu ispatlayana dek bu olasılık aklınıza gelmezdi herhalde. Sykes'ın keşfettiği ve bu kitapla bizlere aktardığı bilimsel macera sayesinde genetik atalarımızın nerede ve nasıl yaşadıklarını öğrenmemiz artık mümkün. Bryan Sykes, Avrupa'nın dört bir yanından topladığı örneklerde, yalnızca anneden çocuğa aktarılan ve nesiller boyunca değişmeden kalan mitokondriyal DNA adlı mucizevi geni araştırdı. Ve sonunda bunların toplam yedi gruba ait olduğunu saptadı; yerli Avrupalıların hepsi, şu anda nerede olurlarsa olsunlar, toplam yedi kadının soyundan geliyordu.

En yaşlısı 45 bin, en genci 10 bin yaşında olan Havva'nın yedi kızının öyküsünü okurken, bir yandan insan evrimini yepyeni bir mercek altında inceleyecek, bir yandan da kimlik duygularınızı yeniden sorgulayacaksınız.

Göründüğü gibi olmayabilir...